Assassin’s Creed serisi yeni bir döneme hazırlanıyor. Black Flag remake’i kulislerde artık “açık bir sır” gibi konuşulurken, asıl gözler bir sonraki büyük ana oyunda: Assassin’s Creed Hexe. Cadı avı yargılamaları döneminde geçeceği söylenen ve serinin “en karanlık bölümü” olarak konumlandırılan Hexe, aynı zamanda Ubisoft’un amiral gemisi markalarını daha ayrı bir çatı altında yönetme hamlesiyle de yeni bir sayfa açabilir.
Hexe neden bu kadar kritik?
Gameblog’un haberine göre Hexe, Tencent yatırımı sonrası yapılandırılan Vantage çatısı altında geliştirilen/yayınlanan ilk Assassin’s Creed oyunu olabilir. Bu noktada ufak bir netleştirme önemli: Ubisoft’un resmî açıklamalarında yatırım tutarı yaklaşık 1,16 milyar € olarak geçiyor (bazı haberlerde yuvarlanıp 1,2 milyar € diye anılabiliyor). Bu yeniden yapılanma doğal olarak şirket içi takvimleri etkiliyor; Hexe’nin de bazı projelerle birlikte daha ileri tarihe kaydığı konuşuluyor—ama bu gecikme, oyunun lehine çalışabilir.
“Legacy” vurgusu: Shadows’un temel sistemleri geleceğe taşınıyor
Haberi Hexe bekleyenler için asıl iyi yapan kısım, Assassin’s Creed Shadows’un (feodal Japonya oyunu) yıllık değerlendirmelerinde gelen açıklamalar. IGN’e konuşan Shadows sanat yönetmeni Thierry Dansereau, Shadows’ta geliştirilen bazı sistemlerin “gelecek Assassin’s Creed oyunlarına miras kalacağını” söylüyor: parkur iyileştirmeleri, yenilenmiş gizlilik (stealth), rötuşlanan dövüş sistemi ve oyuna özel geliştirilen dinamik hava sistemi.
Bunu “küçük bir animation güncellemesi” gibi düşünme: Ubisoft’un kastettiği, serinin çekirdeğini oluşturan üç sütunun (parkur–stealth–combat) bir sonraki oyunlarda da aynı teknolojik temel üzerinden yükselmesi. Hexe gibi atmosferi ağır, gerilim dozu yüksek bir oyunda bu miras özellikle anlamlı olabilir.

Bu yenilikler pratikte oyuncuya ne kazandırır?
Açıklamalarda adı geçen yenilikleri “oynanışta” karşılığıyla düşünürsek:
Daha rafine parkur: Serinin akıcılığını belirleyen tırmanma/atlama geçişleri ve çevreyle etkileşim, sonraki oyunlarda daha tutarlı bir “flow” hissi verebilir.
Yenilenmiş stealth: Görünmeden ilerleme, takip/arama davranışları ve saklanma alanlarının kullanımı gibi öğelerin daha “okunur” ve daha adil çalışması hedefleniyor.
Rötuşlanmış combat: Vuruş hissi, tempo, animasyon okunabilirliği gibi noktalar daha temiz hale geldikçe, oyunun “karanlık tonuna” uygun daha gergin çatışmalar üretmek kolaylaşıyor.
Dinamik hava sistemi (ATMOS) ve görsel teknoloji: Shadows’ta konuşulan sistemler arasında ATMOS hava/atmosfer teknolojisi ve bazı görsel iyileştirmeler (ör. ray-traced global illumination gibi) da anılıyor. Bu tip altyapılar, Hexe’nin cadı avı dönemi atmosferine çok yakışabilecek “sis, yağmur, fırtına, görüş koşulları” gibi öğeleri daha etkileyici kılabilir.
Hexe’nin tonu bambaşka: “Daha karanlık, daha anlatı odaklı”
Gameblog’un aktardığına göre Hexe’nin yaratıcı tarafta “benzersiz, daha karanlık ve daha anlatı odaklı” bir deneyim olacağı vurgulanıyor. Kağıt üzerinde Hexe, Shadows’tan miras kalan sistemleri “daha sert bir atmosferde” ileriye taşımak için ideal bir zemin gibi duruyor: cadı avı döneminin paranoyası, toplumsal baskısı ve dini/folklorik gerilimi; stealth ve atmosfer sistemleriyle birleştiğinde çok daha yoğun bir Assassin’s Creed tonu yakalayabilir.
Black Flag remake’i de faydalanabilir (ama asıl evrim Hexe’de)
Haberde, Black Flag remake’inin de özellikle hava sistemi, stealth ve combat tarafındaki ilerlemelerden pay alabileceği ima ediliyor. Yine de “gerçek oynanış evrimi” denince gözler Hexe’ye çevriliyor; çünkü remake’ler genelde çekirdeği modernleştirir, yeni ana oyunlar ise serinin yönünü belirler.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap